15.11.14

Türlerin Kökeni ve insan*

Türlerin Kökeni başlıklı yaklaşık 600 sayfalık bilimsel eser, 24 Kasım 1859’da yazarı 50 yaşındayken yayınlanmıştı. Kitabın yazarı olan Charles Robert Darwin, şehre uzak bir çiftlik evinde 17 sene süren çalışmalarına hastalıklı bünyesi nedeniyle kesintilerle de olsa büyük bir tutkuyla devam etmişti. Fakat bu kitabı uzun bir süre yayınlama cesareti gösterememişti.

* Yıldız, T. (2014). Türlerin Kökeni ve insan. Sosyalist İşçi, 503, 8. (.PDF)
Ayrıca marksist.org ve karakedizmir.org'ta yayınlanmıştır.

15.10.14

O muazzam saksı*

(1)
Şimdiki İspanya sınırları içindeki bir mağaranın duvarında 41 bin sene önceki atalarımızın bugüne gönderdiği, el şeklinde bir “buradayız” mesajı var (yukarıdaki fotoğraf). Mesajı verenler, toprağı sulandırarak elde ettikleri bir boyayı ağızlarına doldurup duvara dayadıkları elleri üzerine püskürterek “yazmışlar”.

NASA, 1970'lerde altın bir plağa 6 saatlik ses kaydı yaptı. Bu kayıtta müzik eserleri ve dünyadaki yaşama dair temel bilgiler yer alıyordu. Bu plak, Da Vinci'nin insan anatomisi resimleri gibi görsellerle birlikte bir uzay aracına yerleştirildi ve araç 1977'de uzaya fırlatıldı. Daha sonra benzer şekilde iki araç daha tasarlayıp uzaya fırlattık. Bu araçları fırlatacağımız saniyeyi bile hesapladık ki yolu üzerindeki gezegenler hem yakından gözlemlenebilsin hem de o gezegenlerin kütle çekimleri araçlarımıza fazladan ivme kazandırsın, araçlar mümkün olduğunca uzaklara gitsin. Bu kozmik atış yolunun 176 senede bir açıldığını hesaplayarak yaptık bunu.

"Voyager" (yani seyyah) adını taşıyan ilk araç 2011'de Güneş'ten 18 milyar km uzaklıktaydı. Şu anda Güneş Sistemi'ni terk etmiş durumda (2013 itibariyle). Yıldızlar arası alan diye tabir edilen bir yere vardığı düşünülüyor. Burası, İspanya'daki mağarada görünen insan elinin değdiği en uzak nokta şimdilik. Bu uzaklık nedeniyle Voyager'la bağlantımız da -aynen tahmin ettiğimiz gibi- gidip geliyor. Saniyede 2 km hızla yoluna devam ettiğini düşünüyoruz (bu hız beyin nöronlarının iletim hızının yaklaşık 17 katı). Mesajın ulaşacağı birileri vardır belki diye uzaklaşıyor. Tıpkı 41 bin sene evvel yaptığımız gibi. Aracımızın 2020'ye kadar kendini yönlendireceği bir gücü ve planı var. Sonrası tekrar bir süre karanlık kalacak, belki bir 41 bin sene daha. Kim bilir.

Bahsettiğim altın plakta neredeyse tüm Dünya dillerinde mesajlar var. Bu dillerden biri de Türkçe: https://voyager.jpl.nasa.gov/assets/audio/golden-record/turkish.au

* Yıldız, T. (2014). O muazzam saksı. Altüst, 13, 44-46. (.PDF)

15.6.14

Diyaloji diyalektiğe karşı*

Özet
Makalenin amacı, Sennett’in 2012 yılında Türkçede de yayınlanan kitabı, “Beraber"i değerlendirmektir. Bu amaç çerçevesinde, kitabın odağında olan "diyalektik" ve "diyaloji" kavramları işbirliği temelinde örneklendirilmiş ve açıklanmıştır. Sonuç olarak, insanın alameti farikalarından biri olan "işbirliği” yetisi, yakın ve uzak tarihi örnekler üzerinden tartışılmıştır.
Anahtar kelimeler: Sennett, Beraber, işbirliği, diyalektik, diyaloji

Dialogic versus dialectics

Abstract
The aim of the article was to evaluate Sennett's book-“Together”, which was also published in Turkish in 2012. Within this framework, the concepts of "dialectics" and “dialogic" which are in the focus of the book were exemplified and explained on the basis of cooperation. As a result, one of the distinguishing features of human beings, "cooperation", was discussed through close and distant historical examples.
Keywords: Sennett, Together, cooperation, dialectics, dialogic

Beraber
Richard Sennett
Çeviri: İ. Özkürapli
Ayrıntı Yayınları, 2012

* Yıldız, T. (2014). Diyaloji diyalektiğe karşı. Psikoloji Çalışmaları, 34 (1), 79-85. (.PDF)

15.1.14

Saussure’den Bakhtin’e dil-kültür ilişkisi: “Tümü kapsayıcı olgu”*

Özet
Bu makalenin amacı, XX. yüzyılda çok yönlü bir şekilde sürdürülmüş olan tartışmalar bağlamında Saussure’den Bakhtin’e dil-insan-kültür ilişkisine yaklaşımları okuyucuya tanıtmaktır. Makalede birçok çağdaş filozof ve bilim insanının dil hakkındaki görüşlerinin Antropolog Mauss’un “tümü kapsayıcı olgu” kavramlaştırmasına uygunluğu gösterilmeye çalışılmış, dil olgusuna bireysel yaklaşımın önde gelen kuramcısı olan Saussure ise bu bağlamda eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Sonuç olarak, farklı alanlardan kuramcıların dil olgusunu bireysel olmaktan çok kültürel bir olgu olarak değerlendirmiş oldukları ortaya koyulmuştur. Bu çerçevede, Bakhtin ve Vygotsky’nin bu tartışmaya olan özgün katkıları yeniden değerlendirilmiştir.
Anahtar kelimeler: Dil, kültür, konuşma, diyaloji, Saussure, Vygotsky, Bakhtin.

The relationship between language and culture from Saussure to Bakhtin: “total social fact”

Abstract
The purpose of the article was to introduce the approaches to the relations among language, human and culture, from Saussure to Bakhtin, to the readers within the context of the sophisticatedly sustained debates in the XX. century. In the article, it was sought to indicate that standpoints of numerous modern philosophers and scientists about language suit the conceptualization of “total social fact” of Anthropologist Mauss, and the leading theorist of individualistic approach to the language, Saussure, was reviewed from a critical viewpoint in this regard. In conclusion, it was claimed that theorists from different areas have tackled the language as a cultural phenomenon rather than an individual one. Within this framework, the original contributions of Bakhtin and Vygotsky to the debates were reevaluated.
Keywords: Language, culture, speech, dialogic, Saussure, Vygotsky, Bakhin.

* Yıldız, T. (2014). Saussure’den Bakhtin’e dil-kültür ilişkisi: “Tümü kapsayıcı olgu.” İdil Sanat ve Dil Dergisi, 3 (11), 115-136. (.PDF)