27.2.17

Heptapodlar—Aborjinler*

Bilim kurgu filmleri temel bilimler (özellikle fizik) açısından bariz hatalı şeyler gösterir çoğu zaman. Başarılı kurgular olsalar da içlerinde pek bilim olmaz. O yüzden fantezi türüne daha yakın olur birçoğu. Fakat son yıllarda bu hatalar azalıyor. Misal, atmosfer yoksa sesin de olmayacağı anlaşıldı nihayetinde.

Bilim kurgu türünün klasik temalarından "Dünya'ya gelen uzaylılarla ilk karşılaşma,” son zamanların ses getiren filmlerinden biri olan Arrival’da zaman, dilbilim ve iletişim üzerinden kurgulanmış. Nesnel varlıklarla kültürel varlıklar arasındaki o kategorik çizginin belirsizleşmesi sanırım pek görmediğimiz bir şey. Hoş olmuş.

Hoş derken fikri ve kurgusu hoş ama dilbilim ve iletişim teorileri açısından film daha derin ve bilgi verici yapılabilirmiş gibi geldi bana. Filmin kurduğu dil-zaman ilişkisi, kurgu olarak hoştu ama filmde güdük bırakılmış çok acayip bilimsel bir yönü de var bu mevzunun.

İlklerin günahı olmaz diyelim. Öyle görünüyor ki bilim kurguda özellikle yapay zeka ile başlayan ve şimdilik çoğu örnekte bu alana sıkışmış görünen sosyal bilimler merakı çeşitlenip büyüyecek.

23.1.17

Bilimsel teori, yasa ve hipotez nedir?*

“Bir şey teoriyse hakikat değildir” diye yaygın bir küçümseme ifadesi var. Bu ifade, son günlerde yeniden alevlenen “avam evrimcilik-yaratılışçılık” atışmasında yine dillere pelesenk edildi. Aslında tespit doğru ama niyet edildiği manada değil.
“Adso, her şeyin cevabını bilseydim,
Paris’te ilahiyat öğretiyor olurdum.”
William of Baskerville, Gülün Adı
Önce şunu açıkça belirtmekte fayda var: Biliminsanları, hakikate doğrudan ulaşmanın değil, hakikate yaklaşmanın mümkün olduğunu düşünürler.

Evet, özellikle modern bilim, her şeyin bilinebileceğini umar ancak bu yolla hakikate yaklaşmanın sonsuz bir çaba olacağını da bilir. Hakikati bilmeye çalışırken, her zaman bilmediğimiz şeyler karşımıza çıkacaktır. O yüzden bu yol bitmez. İşin felsefesi bu.

Teori nedir ne değildir, bunu açıklamaya geçmeden evvel yine dillere pelesenk edilen başka bir kalıp ifadeyi daha analım: "Teori kanıtlanırsa yasa olur."

Bilimde böyle bir şey yok. Kim uydurmuşsa artık. Teori, kanıt ve yasanın birbiriyle bilimsel manadaki ilişkisi, bu cümlenin iddia ettiğinden çok daha farklı oysaki. Sağlıklı bir gündelik bilim okur-yazarlığı için bu kavram karmaşası giderilmeli.

Buna bir katkı olmasını umarak bilimsel teori, yasa ve hipotez kavramlarını ve aralarındaki ilişkileri bu yazıda kısaca tanıtmaya çalışacağım. Küpe olursa ne âlâ.