Sahne sanatları eğitiminde sınırlar, yanılsamalar ve kurumsal dönüşüm ihtiyacı*
On yıl önce “Whiplash’in İki Yüzü” başlıklı yazımda,[1] sinema perdesinde büyüleyici görünen ama yakından bakınca ürpertici bir öğretmen–öğrenci ilişkisinin anatomisini konuşmuştum. Filmde caz eğitmeni Terence Fletcher, “deha çıkarmak” vaadiyle öğrencisi Andrew’u adım adım kırar, aşağılar ve yok eder; bu yıkımı da “sanatın, mükemmelliğin gereği” diye paketler. Seyirci olarak o hikâye jenerik aktığında biter ve biz salondan çıkarız; ancak gerçek hayatta benzer dinamiklerin eğitim kurumlarının içinde, stüdyoların kapıları ardında, “metot” ya da “disiplin” adı altında nasıl normalleştiğini uzun zamandır endişeyle izliyoruz. Mesele tek tek “kötü hoca” hikâyeleri değil; sahne sanatları eğitimini taşıması gereken pedagojik sınırların, romantize edilmiş mitler ve denetimsizlik yüzünden sistematik biçimde muğlaklaşmasıdır.
Devamı: [tam metin →]
* Yıldız, T. (2026). Sahne sanatları eğitiminde sınırlar, yanılsamalar ve kurumsal dönüşüm ihtiyacı. Tiyatro Tiyatro Dergisi. https://tiyatrodergisi.com.tr/sahne-sanatlari-egitiminde-sinirlar-yanilsamalar-ve-kurumsal-donusum-ihtiyaci/ (Erişim tarihi: 22 Şubat 2026)

Yorumlar