Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sınıfsal, mekânsal ve kültürel süreklilikler içinden Aleviliği yeniden okumak*

Resim
Söze “Alevilik üzerine yürütülen güncel tartışmaların, analitik derinlikten yoksun iki indirgemeci pozisyon arasında sıkışıp kaldığını” tespit ederek başlamak gerekiyor. Bir yanda, ritüel dilinin ve nefeslerin Türkçe oluşundan hareketle Aleviliği ontolojik bir “Türklük özü”ne sabitlemeye çalışan, onu tarih-dışı bir milliyetçi performansa indirgeyen okuma; diğer yanda ise “Ali’siz Alevilik” tartışmaları ekseninde billurlaşan, teolojik bagajdan arındırılmış seküler/politik bir zamandan ve mekândan soyutlanmış direniş ideolojisi arayışı. Her iki yaklaşım da kendi iç tutarlılıklarına rağmen, tarihsel materyalizm ve sosyolojik gerçeklik açısından kırılgandır. Zira cemden nefese, duazdan semaha uzanan ritüel repertuvarını yalnızca “inançsal tercih” veya “etnik köken” üzerinden okumak; bu üstyapı kurumlarını belirleyen maddi zemini, yani coğrafya, sınıf, üretim ilişkileri ve Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikim tortusunu ıskalamak anlamına gelir. Bu metnin temel önerisi; Aleviliği, 11...

Metot’un kökenleri: Marksist psikolog Lev Vygotsky’de psikoloji ile tiyatro - I

Resim
Lev Semyonovich Vygotsky’nin adı bugün çoğunlukla eğitim psikolojisi, okul bağlamı ve öğrenme tartışmalarının dar koridorlarında dolaşıyor. Ders kitaplarında, seminerlerde ya da “yakın gelişim alanı”nı hızlıca açıklayıp geçen sunumlarda, Vygotsky sanki baştan beri yalnızca sınıf içi etkileşimi izleyen, çocuğun bilişsel gelişimini ölçen bir araştırmacıymış gibi anılıyor. Oysa Vygotsky’nin zihnini biçimlendiren asli iklim, laboratuvarların steril disiplini olmaktan çok uzaktı: Rus Gümüş Çağı’nın estetik gerilimi, edebiyatta biçim arayışlarının yarattığı sarsıntı, sahnenin canlı diyalektiği, eleştirinin keskin dili ve devrimin yarıp geçtiği toplumsal hayatın ritmi… Vygotsky’yi yalnızca “okul psikolojisi”ne sıkıştırmak, onun düşüncesinin en üretken damarlarından birini, yani sanatla kurduğu kurucu ilişkiyi görünmez kılar. 1917 Devrimi’nin yarattığı büyük toplumsal kırılma içinde Vygotsky, bir psikolog adayı olarak belirirken, aynı anda zihnin kuruluşunu dramatik bir eylem gibi kavrayan bir...