Kayıtlar

Screen Addiction etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

“Kel Diva:” Absürt gündelik dilimize karışırken*

Resim
Oyun Atölyesi’nin Kel Diva yorumunu bu denli etkili kılan şey, metne tozlu bir avangard klasik muamelesi yapmaması. Oyun, absürdü tarihin sayfalarından çekip çıkarıyor ve doğrudan bugünün oturma odasına, tam da karşımıza yerleştiriyor. Daha doğrusu, o absürdün çoktan evimizin içine sızdığını yüzümüze vuruyor. Seyircinin sahnede atılan kahkahalarının ardında sırf komedi yok; konuşmanın çöküşünde kendi gündelik hayatından tanıdığı o tuhaf düzeni görmenin getirdiği bir kabullenme var. Sahnede insanlar durmadan konuşuyor ama birbirlerine bir türlü ulaşamıyorlar. Cevap veriyorlar ama dinlemiyorlar. Cümleler kuruluyor, sosyal ritim tıkır tıkır işliyor, nezaket kuralları harfiyen yerine getiriliyor fakat ortada zerre kadar temas yok. Söz var ama ilişki yok. Bugünün dijital dünyasında bu tablo bize o kadar tanıdık ki… Gün boyunca mesajlar, bildirimler, emojiler, otomatik cevaplar ve hızla tüketilip atılan klişe cümlelerle kuşatılmış durumdayız. Görünüşte herkes birbirine bir tık mesafesinde, h...

Ortak dikkatin çöküşü*

Resim
Bir üniversitenin florasan aydınlatmalı kütüphanesinde, gözleri önündeki metinle telefon ekranı arasında yorgunca mekik dokuyan öğrenci de aynı cümleyi kuruyor. Gecenin bir yarısı bebeğini uyuturken boşta kalan eliyle bitmeyen bir akışı kaydıran, kendi yorgunluğundan utanan anne de. Bilgisayarın başında saatlerce oturduğu hâlde tek bir satır üretemeyen akademisyen de. Plaza camından sokağa bakarken zihni onlarca sekme arasında paramparça olmuş beyaz yaka çalışan da. Cümle hep aynı: “Galiba iradem zayıf.” Ton tanıdık. İçindeki o ağır suçluluk duygusu daha da tanıdık. Sanki hepimiz görünmez bir mahkemede yargılanıyoruz, o kürsünün önüne sırayla çıkıp kendi zihinsel dağınıklığımızı itiraf ediyoruz. Suçumuzu çoktan kabullenmiş durumdayız. Odağımızı toplayamıyoruz, dikkatimizi veremiyoruz ve bütün bunların faturasını kendi iradesizliğimize kesiyoruz. Bu hikâyenin bize hizmet etmediğini çok iyi biliyorum. Kendimizi acımasızca yargıladığımız bu anlatı, aslında bizi yöneten düzene kusursuz bir...

Şiddeti yasaklarla yönetemeyiz, duygularımızı bastırarak tanıyamayız*

Resim
Bir okul çıkışını düşünün. İki çocuk kavga etmiş. Yetişkinler çevrelerini sarıyor. Yüzlerde öfke, seslerde infial, cümlelerde had bildirme iştahı. Şiddete karşı duyarlılık gösteriliyor ama duyarlılığın dili de çoğu zaman sertleşiyor; bazen aşağılıyor, bazen tehdit ediyor, bazen de kendi haklılığının harareti içinde yıkıcı bir tını kazanıyor. Burada durup düşünmek gerekiyor. Çocuklara ve gençlere şiddeti konuşurken, şiddeti yalnızca yasaklanan bir davranış, dışarıdan bulaşan bir bozulma, iyi terbiyeyle sıfırlanabilecek bir sapma gibi anlatınca meseleyi kavramıyoruz. Daha kötüsü, onu tanıma kapasitemizi köreltiyoruz. İnsan toplulukları binlerce yıldır çocuklarına steril hikâyeler anlatmadı. Masalların, destanların, efsanelerin içinde ölüm var, savaş var, kıskançlık var, intikam var. Homeros’tan Dede Korkut’a, Binbir Gece’den Shakespeare’e, tüm kadim halk hikâyelerinden Hollywood’a kadar geniş bir anlatı evreni, çatışmanın, güç mücadelesinin, yaralanmanın, kaybın sahneleriyle örülü. Çocuk...

Optimizasyon çağında "oyun"un ölümü ve yeniden icadı*

Resim
Toplumumuzun istikbalde maruz kalacağı kırılmayı, o derin ve sarsıcı yarılmayı sezmek için bakışlarınızı meclis tutanaklarının soğuk satırlarından ya da borsa endekslerinin inip çıkan grafiklerinden çevirmeniz gerekir. Asıl hakikat, henüz yürümeyi dahi beceremeyen, kelimelerin dünyasına adım atmamış "yavruların" parmak uçlarında, o dokunmatik ekranlara değen minik temaslarında gizli. Bugün önümüze dökülen veriler, sadece istatistiki birer sayı yığını değil, insanlık durumu üzerine fısıldanan sarsıcı bir kehanettir: Henüz bir yaşını doldurmamış bebeklerin neredeyse yarısı, gündelik hayatın rutin bir parçası olarak mobil cihazlarla hemhal olmuş durumda. Henüz "anne" diyemeyen, benliğini aynadaki aksinden ayırt edemeyen, ayağı toprağın serinliğine değmemiş bir nesil; veri akışının, davranışsal iktisadın ve dijital ürün piyasasının doğrudan bir "bileşeni" olarak hayata gözlerini açıyor. Bu manzara, insan tekinin dünyayla kurduğu ilişkinin kökten bir değişime, ...

Çocuk ve ekran etkileşimi (Video)

Resim
  Weekiddo