Odysseia, Nolan ve psikoterapilerin insanı: Tanrıları içeri almak*
Odysseia’nın sonunda, Penelope yirmi yıl sonra karşısına çıkan adamın gerçekten kocası olduğundan bir türlü emin olamaz. Odysseus doğru şeyleri söyler, evin geçmişini bilir, yüzü de artık saklı değildir; yine de Penelope bekler. Sonunda hizmetçisine evlilik yataklarını başka bir yere hazırlamasını söyler. Odysseus buna öfkelenince aradığı cevabı alır. Çünkü o yatağın taşınamayacağını ikisi de bilir. Odysseus yıllar önce avluda yetişen zeytin ağacını kesmemiş, gövdesini yatağın ayaklarından biri yapmış, odayı da onun çevresine örmüştür. Bir insanın kimliğini evin içindeki bir nesne doğrular. Destanda buna benzeyen sahneler çoktur. Yaşlı dadısı Eurykleia, Odysseus’u ayağındaki eski yara izinden tanır. Kyklop’un mağarasında canını kurtarmak için bir süreliğine adından vazgeçip “Hiç Kimse” olur; kurtulduğundaysa gerçek adını geriye doğru haykırmaktan kendisini alamaz. Sirenlerin şarkısını dinlemek istediğinde de, biraz sonra kendi kararına sadık kalamayacağını peşinen bilir. Adamlarından o...