Sinners: Irkçı kapitalizm ve güler yüzlü asimilasyon*
Ryan Coogler imzalı Sinners, Jim Crow dönemi Mississippi’sinde geçen bir vampir hikâyesinin çok ötesine geçerek; ırkçı kapitalizmin, kültürel el koymanın ve “güler yüzlü” asimilasyonun kusursuz bir anatomisini çıkarıyor. Film, vampiri kaba bir canavar klişesinin sınırlarından çekip alıyor; ötekinin emeğini, sesini ve belleğini “eşitlik” vaadiyle gasp eden tarihsel bir iştah olarak yeniden kuruyor. Kolonyalizmin topraktan bedene, kandan notalara uzanan sessiz işgaline dair çarpıcı bir okuma.
Sinners yüzeyde Jim Crow dönemi Mississippi’sinde geçen bir vampir hikâyesi gibi akıyor: İkiz kardeşler Smoke ve Stack memlekete dönüp bir juke joint açıyor; müzik, gece, kalabalık ve siyahlar için vaat edilen o kısıtlı “nefes alma alanı” kısa sürede doğaüstü bir kuşatmayla daralıyor. Ancak film bu basit gerilim iskeletini iki ayrı tarihsel makinenin dişlisine ustalıkla yerleştiriyor: Bir yanda ırkçı şiddetin “olağan” rejimi (linç tehdidi, Klan’ın gölgesi, hukuk dışı düzen), öte yanda vampirliğin daha kadim ama tanıdık bir ekonomisi (girme izni, kan, mülkiyet, beden ve bellek). Ryan Coogler’ın bu iki makineyi üst üste bindirmesi, kolonyalizm ve asimilasyonun geçmişte kapanıp raflara kaldırılmış bir dosya gibi durmadığını, biçim değiştirerek tıkır tıkır işleyen bir tarihsel “şimdi” olarak varlığını sürdürdüğünü hatırlatıyor.
Devamı: [tam metin →]
* Yıldız, T. (2026). Sinners: Irkçı kapitalizm ve güler yüzlü asimilasyon. K24. https://www.k24kitap.org/sinners-irkci-kapitalizm-ve-guler-yuzlu-asimilasyon-5625 (Erişim tarihi: 19 Mart 2026)

Yorumlar